İnme & Felç Rehabilitasyonu
Robotik Yürüyüş ve Denge Tedavisi
Beyin ve Omurilik Yaralanmaları
Ortopedik Rehabilitasyon
Manuel Tıp & Manuel Terapi
Kronik Ağrı ve Migren Tedavisi
Ağrı Enjeksiyon Tedavileri
Kronik Boyun Ağrısı, Baş Ağrısı ve Omurga Kaynaklı Ağrıların Tedavisi
Boyun ağrısı ve buna eşlik eden baş ağrıları, bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren ve en sık görülen kas-iskelet sistemi problemleri arasında yer almaktadır. Boyun ağrıları çoğu zaman birkaç hafta içinde kendiliğinden geçebilse de, hastaların yaklaşık %30’unda 3 aydan uzun süren kronik boyun ağrısı tablosuna dönüşebilmektedir.
Kronik boyun ağrısının altında sinir basısı, disk hernisi, dejeneratif değişiklikler veya travmalar gibi nedenler bulunabilse de, olguların büyük bir kısmında net bir yapısal neden saptanamaz. Bu durumda özellikle boyun bölgesindeki kaslar, tendonlar ve fasyal yapılar ağrının ana kaynağını oluşturur. Bu yumuşak dokulardan kaynaklanan problemler; boyun, omuz, kol ve baş bölgesine yayılan kronik ağrılara neden olabilir.
Kronik Boyun ve Baş Ağrısında Nörofizyolojik Mekanizma
Kronik ağrının değerlendirilmesi ve yönetimi çok eksenli bir yaklaşım gerektirir. Detaylı bir hasta öyküsü ve fizik muayenenin ardından gerekli görülen durumlarda laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri ile ağrının kaynağı belirlenmelidir. Bununla birlikte sosyal, duygusal, bilişsel ve davranışsal faktörler de mutlaka değerlendirilmelidir.
Kötü duruş alışkanlıkları, uzun süreli masa başı çalışma, ergonomik olmayan oturma pozisyonları, stres, aşırı fiziksel yüklenme ve kas yorgunluğu gibi faktörler; boyun ve baş kaslarından kaynaklanan ağrılı uyaranların artmasına neden olur. Bu sürekli ağrılı uyaranlar zamanla beyinde ağrı algısının hassaslaşmasına yol açar ve kronik boyun ağrısı ile baş ağrısı tablosu ortaya çıkar.
Boyun kaslarında gelişen bu aşırı hassasiyet durumunda, kaslardan kaynaklanan ağrılı uyaranlar baş bölgesine yansıyabilir ve baş ağrısı olarak algılanabilir. Ayrıca bu uyarılar beyin sapındaki sinir hücrelerinde duyarlılaşmaya neden olarak, normalde ağrıya yol açmayan uyaranların da ağrılı hissedilmesine sebep olur. Bu süreçte tetik noktalar (trigger point) oluşur ve migren, gerilim tipi baş ağrısı ve boyun ağrısı belirtileri iç içe geçebilir.
Boyun Ağrısı, Migren ve Çene Eklem İlişkisi
Çene eklemi (temporomandibular eklem) problemleri de beyin sapındaki aynı sinir hücrelerinde duyarlılaşmaya yol açtığı için kronik boyun ağrısı ile sıklıkla birlikte görülür. Yapılan çalışmalarda çene eklemi problemi olan hastaların yaklaşık %88’inde boyun ağrısı saptanmıştır. Bu nedenle kronik boyun ve baş ağrısı olan hastalarda çene eklemi mutlaka değerlendirilmelidir.
Kronik Boyun ve Baş Ağrısında Tedavi Yaklaşımı
Boyun yapılarından gelen uzun süreli ağrılı uyaranlar, trigeminal sinir hücrelerini sürekli uyararak trigeminovasküler sistemin aktivasyonuna neden olabilir. Bu durum özellikle migren hastalarında belirgindir. Bu nedenle boyun kas ağrısının eşzamanlı tedavisi ile uygulanan sinir blokajları, migren ve kronik baş ağrısı tedavisinde etkili sonuçlar verebilir.
Migren hastalarında boyun kas gerginliği, gerilim tipi baş ağrısı ve migren ataklarını ağırlaştıran önemli bir faktördür. Bu durum, baş ve boyun bölgesine yönelik manuel tedavilerin ve enjeksiyon uygulamalarının neden başarılı olabildiğini açıklamaktadır. Periferik sinirlere veya perikraniyal dokulara uygulanan lokal anestezik, botulinum toksini ve diğer enjeksiyon tedavileri bu mekanizma üzerinden etki göstermektedir.
Uyguladığımız Tedaviler
Manuel Terapi
Tetik Nokta Enjeksiyonu ve Kuru İğneleme
Tüm Vücut Kriyoterapi
Oksijen ve Hipoksi–Hiperoksi Terapisi
Relaksasyon Terapileri
Botulinum Toksin Uygulamaları
Sinir Blokajları
Kişiye Özel Egzersiz Programları
Çene Eklem Hastalıkları Tedavisi
Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi
Bel fıtığı, omurgalar arasındaki disklerin zorlanma, düşme veya ağır kaldırma sonucu yırtılmasıyla oluşur. Yırtılan disk, omurilikten çıkan sinirler üzerinde bası oluşturarak bel, kalça ve bacak ağrılarına neden olabilir. Ancak bel ağrısı her zaman bel fıtığına bağlı olmayabilir; disk, kas, bağ dokusu ve eklem kaynaklı birçok farklı neden bel ağrısına yol açabilir.
Bel ağrısı yaşayan hastaların yaklaşık %80–90’ı cerrahiye gerek kalmadan; fizik tedavi, manuel terapi, enjeksiyon ve egzersiz tedavilerinden fayda görmektedir. Bu nedenle bel fıtığı tedavisi kişiye özel planlanmalı ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmelidir.
Sakroiliak Eklem Disfonksiyonları
Sakroiliak eklem disfonksiyonu, bel ağrılarının yaklaşık %30’undan sorumlu olan ancak sıklıkla göz ardı edilen önemli bir ağrı kaynağıdır. Sakroiliak eklem ağrıları bel ve kalça bölgesinde hissedilir, bacağa yayılabilir ve siyatik ağrıyı taklit edebilir.
Tanı, manuel tıp muayene yöntemleri ve fonksiyonel testler ile konur. Tedavide spinal manipülasyonlar, mobilizasyon teknikleri, kas gevşetme yöntemleri ve egzersiz uygulamaları oldukça etkilidir.
Ultrason Eşliğinde Enjeksiyon Tedavileri
Ultrason kılavuzluğunda yapılan enjeksiyonlar, hedef dokunun net bir şekilde görüntülenmesini sağlayarak tedavinin güvenliğini ve etkinliğini artırır. Radyasyon içermemesi ve gerçek zamanlı görüntü sunması en büyük avantajıdır.
Ultrason eşliğinde uygulanan enjeksiyonlar sayesinde ilaç doğru noktaya, uygun dozda ve çevre dokulara zarar vermeden uygulanabilir. Bu yöntem hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
Ultrason Eşliğinde Uyguladığımız Enjeksiyonlar
Omuz, kalça, diz, ayak bileği eklem enjeksiyonları
Çene eklem enjeksiyonları
Faset eklem enjeksiyonları
Epidural enjeksiyonlar
Sinir blokajları
Sakroiliak eklem enjeksiyonları
Piriformis enjeksiyonları
Botoks uygulamaları
PRP ve Kök Hücre Tedavileri
PRP (Trombositten Zengin Plazma) tedavisi, hastanın kendi kanından elde edilen trombositten zengin plazmanın hasarlı dokuya enjekte edilmesi esasına dayanır. Bu yöntem, doku iyileşmesini hızlandıran büyüme faktörlerini aktive eder.
Kök hücre tedavileri ise özellikle kronik ve ileri doku hasarlarında, vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını desteklemek amacıyla uygulanır. Kök hücreler kemik iliği veya yağ dokusundan elde edilerek etkilenen bölgeye enjekte edilir.
Ozon Tedavisi
Ozon tedavisi, saf oksijenden elde edilen ozon-oksijen karışımının vücuda uygulanmasıdır. Hücre oksijenlenmesini artırır, bağışıklık sistemini destekler ve inflamasyonu azaltır. Kronik kas-eklem ağrıları, romatizmal hastalıklar ve iyileşmeyen yaralarda destekleyici tedavi olarak kullanılmaktadır.
Doğru hasta grubunda ve uygun protokollerle uygulandığında son derece güvenli bir yöntemdir.