İnme & Felç Rehabilitasyonu
Robotik Yürüyüş ve Denge Tedavisi
Beyin ve Omurilik Yaralanmaları
Ortopedik Rehabilitasyon
Manuel Tıp & Manuel Terapi
Kronik Ağrı ve Migren Tedavisi
İnme (Felç Tedavisi)
Felç (İnme) Nedir?
Felç (inme), beynin belirli bir bölümüne giden kan akışının azalması veya tamamen kesilmesi sonucu ortaya çıkan, hayatı tehdit eden ciddi bir tıbbi acil durumdur. İnme vakalarının yaklaşık %70’i 65 yaş ve üzeri bireylerde görülse de, felç her yaş grubunda ortaya çıkabilir ve acil tıbbi müdahale gerektirir.
Beyin dokusu, oksijen ve besin maddelerine son derece duyarlıdır. Kan akışının kısa süreli kesilmesi bile beyin hücrelerinde hasara yol açabilir. Bu nedenle felç, yalnızca akut bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda uzun vadeli fonksiyon kayıplarına neden olabilen ciddi bir nörolojik durumdur.
Felç genel olarak iki ana mekanizma ile gelişir:
Beyne giden bir damarın pıhtı ile tıkanması sonucu oluşan iskemik inme,
Bir beyin damarının yırtılması sonucu meydana gelen hemorajik inme.
Her iki durumda da beyin dokusunda hasar oluşur ve bu hasarın yerine ve yaygınlığına bağlı olarak; hareket, konuşma, denge, algı, bilişsel fonksiyonlar ve günlük yaşam aktivitelerinde kalıcı ya da geçici kayıplar ortaya çıkabilir.
Felç Sonrası Rehabilitasyonun Önemi
Felç sonrası rehabilitasyonun temel amacı, hastanın mümkün olan en yüksek fiziksel, fonksiyonel ve psikososyal iyileşme düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Felç geçiren bireyler sıklıkla uzun süreli fonksiyonel kısıtlılıklarla karşı karşıya kalabilir; bu durum hastanın bağımsızlığını, yaşam kalitesini ve sosyal yaşama katılımını olumsuz yönde etkileyebilir.
Ancak bilimsel araştırmalar, felç sonrası erken dönemde başlanan ve yeterli yoğunlukta uygulanan rehabilitasyon programlarının, hastaların bağımsız yaşama daha hızlı, daha güvenli ve daha kalıcı şekilde dönmesine katkı sağladığını göstermektedir.
Felç sonrası rehabilitasyon süreci;
Kas gücünün ve hareket kabiliyetinin artırılmasını,
Denge, koordinasyon ve yürüme fonksiyonlarının geliştirilmesini,
Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın yeniden kazanılmasını,
Psikososyal uyumun ve özgüvenin güçlendirilmesini
hedefleyen çok yönlü ve kişiye özel bir yaklaşımla planlanmalıdır. Rehabilitasyon yalnızca fiziksel iyileşmeyi değil, aynı zamanda hastanın yaşamına yeniden aktif katılımını da desteklemelidir.
Erken ve Yoğun Rehabilitasyon Neden Önemlidir?
Felç geçiren bir hastanın rehabilitasyon programına ne kadar erken başlanırsa, beynin yeniden yapılanma ve öğrenme kapasitesi olan nöroplastisite o kadar etkili şekilde kullanılabilir. Beyin, hasar gören bölgelerin işlevlerini telafi etmek için yeni sinir bağlantıları oluşturma potansiyeline sahiptir ve bu potansiyel, erken dönemde uygulanan rehabilitasyonla en üst düzeye çıkarılabilir.
Bu durum, hastanın maksimum iyileşme potansiyeline daha kısa sürede ulaşmasını sağlar ve kalıcı fonksiyon kayıplarının önüne geçilmesine yardımcı olur.
Erken ve yoğun rehabilitasyon;
Fonksiyon kayıplarının kalıcı hale gelme riskini azaltır,
Hareket, denge ve koordinasyon becerilerinin geri kazanımını hızlandırır,
Hastanın yaşam kalitesini, bağımsızlık düzeyini ve sosyal hayata katılımını artırır.
Bu nedenle felç sonrası rehabilitasyon, standart bir süreç olarak değil; hastanın ihtiyaçlarına göre planlanan, bireyselleştirilmiş ve yeterli yoğunlukta uygulanan bir tedavi süreci olarak ele alınmalıdır.