Mustafa Çorum

Bel ve Boyun Ağrılarının Gizli Kaynağı: Faset Eklem Enjeksiyonu Hangi Durumlarda Kurtarıcıdır?

Sabah uyandığınızda belinizde tarif edilemez bir katılık hissiyle güne başlamak, arabada geri manevra yapmak için arkanızı dönmeye çalıştığınızda boynunuza giren o keskin sızı ya da uzun süre ayakta kaldıktan sonra belinizin tam ortasında hissettiğiniz ve dinlenmekle zar zor geçen o derin ağrı… Bel ve boyun ağrıları, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve stresle birleşince neredeyse kaçınılmaz bir hale geldi. Doktora gidip MR çektirdiğinizde ise sonuç bazen kafa karıştırıcı olabilir: “Büyük bir fıtığınız yok.” Peki, fıtık yoksa bu can yakıcı ağrı neden var? Neden eğilip doğrulurken zorlanıyorsunuz?

İşte bu noktada, omurganın en önemli ama en az bilinen kahramanları, yani “Faset Eklemler” sahneye çıkıyor. Bel ve boyun ağrılarının çok büyük bir kısmı, aslında fıtıktan değil, omurganın arkasındaki bu küçük eklemlerin kireçlenmesinden veya iltihaplanmasından kaynaklanır. Tıpta “Faset Sendromu” olarak bilinen bu durum, doğru teşhis edilmediğinde hastaların yıllarca gereksiz tedavilerle vakit kaybetmesine neden olabilir. Ancak modern tıbbın sunduğu “Faset Eklem Enjeksiyonu” yöntemi, bu ağrıları kaynağında kurutarak hastaya ameliyatsız bir çözüm sunar. Bu yazıda, fıtıkla karıştırılan bu sinsi ağrının ne olduğunu, hangi durumlarda enjeksiyon gerektiğini ve bu alandaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Mustafa Çorum’un tedavi yaklaşımını tüm detaylarıyla konuşacağız.

Faset Eklem Nedir? Omurganın Menteşeleri

Omurgamızı üst üste dizilmiş tuğlalar gibi düşünürsek, bu tuğlaların birbirine bağlanmasını ve hareket etmesini sağlayan yapılara ihtiyacımız vardır. Omurganın ön tarafında diskler yastık görevi görürken, arka tarafında ise her iki omuru birbirine bağlayan “Faset Eklemler” bulunur.

Bu eklemleri bir kapının menteşelerine benzetebiliriz. Kapının açılıp kapanmasını (bizim öne-arkaya eğilmemizi) ve dönmesini (sağa-sola bakmamızı) sağlarlar. Genç ve sağlıklı bir omurgada bu menteşeler yağ gibi kayar. Ancak yaşlanma, ağır kaldırma, travmalar veya duruş bozuklukları nedeniyle bu eklemler zamanla aşınır, kireçlenir ve “paslanır”. İşte o zaman her harekette sürtünme başlar, eklem şişer ve dayanılmaz ağrılar ortaya çıkar.

Hangi Ağrılar Faset Kaynaklıdır? Fıtıktan Nasıl Ayrılır?

Faset eklem ağrısı, belirtileriyle kendini ele veren, ancak dikkatli bir dinleme ve muayene gerektiren özel bir tablodur. Eğer aşağıdaki şikayetleri yaşıyorsanız, ağrınızın sebebi fıtık değil, faset eklemler olabilir:

Belinizi Geriye Bükerken Artan Ağrı

Fıtık ağrısı genellikle öne eğilince (çorap giyerken vb.) artar. Faset ağrısı ise tam tersine, geriye doğru yaslandığınızda veya belinizi arkaya büktüğünüzde (örneğin perde asarken veya tavana bakarken) şiddetlenir. Çünkü geriye bükülmek, o hasarlı eklemleri birbirine sıkıştırır.

Sabah Tutukluğu ve Harekete Geçiş Ağrısı

Sabah yataktan kalkarken beliniz veya boynunuz “donmuş” gibidir. Hareket ettikçe, gün içinde biraz açılırsınız. Ancak akşam olup yorgunluk çökünce ağrı tekrar başlar.

Yansıma Alanları (Yayılım)

Bel fıtığı ağrısı tipik olarak topuğa kadar iner. Faset eklem ağrısı ise genellikle bel bölgesinde bant şeklinde hissedilir, kalçaya ve uyluğun arka yüzüne yayılabilir ama dizin altına pek inmez. Boyundaki faset sorunları ise baş ağrısı yapabilir veya omuza yayılabilir.

Burgu Hareketlerinde Hassasiyet

Arabada emniyet kemerini almak için gövdenizi döndürdüğünüzde veya ani bir dönüş yaptığınızda omurganızda keskin bir ağrı saplanıyorsa, bu durum faset eklemlerin zorlandığını gösterir.

Nokta Hassasiyeti

Doktorunuz omurganızın hemen yanındaki o küçük çıkıntılara parmağıyla bastırdığında “işte orası!” diyeceğiniz bir hassasiyet hissedersiniz.

Faset Eklem Enjeksiyonu Nedir ve Nasıl Yapılır?

Faset eklem enjeksiyonu, hem tanı koydurucu hem de tedavi edici özelliği olan “nokta atışı” bir işlemdir. İlaçlara ve fizik tedaviye yanıt vermeyen hastalarda, ağrının kaynağını doğrulamak ve o bölgedeki yangıyı (enflamasyonu) söndürmek için uygulanır.

İşlem, mutlaka steril bir ortamda ve görüntüleme cihazları (Skopi veya Ultrason) eşliğinde yapılır. Hekim, hastanın ağrıyan bölgesindeki o küçük eklem aralığını ekranda milimetrik olarak görüntüler. İnce bir iğne ile eklemin içine veya eklemin duyusunu taşıyan sinirlerin (medial dal) etrafına ulaşır. Buraya lokal anestezik (ağrı kesici) ve uzun etkili kortikosteroid (ödem çözücü) karışımı enjekte edilir.

Bu karışım ne işe yarar? Kortizon, eklemdeki şişliği ve iltihabı kurutur. Lokal anestezik ise ağrıyı anında keser. Eğer işlemden hemen sonra hastanın ağrısı %50-80 oranında azalıyorsa, doktor şu kesin tanıya varır: “Evet, bu hastanın ağrısı faset eklemden kaynaklanıyor.” Böylece körlemesine tedavi yerine, sorunun adresi netleşmiş olur.

Tedavinin Amacı ve Sonuçları

Enjeksiyonun temel amacı, hastayı o kısır döngüden kurtarmaktır. Ağrı yüzünden hareket edemeyen hasta, hareket etmedikçe daha çok kireçlenir. Enjeksiyon ağrıyı kestiğinde, hasta rahatlar, kas spazmı çözülür ve en önemlisi “egzersiz yapabilir” hale gelir.

Etkisi kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 3 ila 6 ay arasında, bazen de bir yıla kadar rahatlama sağlar. Eğer ağrı bir süre sonra tekrarlarsa, bu kez teşhis kesin olduğu için “Radyofrekans Ablasyon” (sinir yakma) işlemi uygulanarak daha kalıcı (1-2 yıl) bir ağrısızlık sağlanabilir.

Uzmanlığın Güvencesi: Doç. Dr. Mustafa Çorum

Omurga, içinden sinirlerin geçtiği, milimetrik dengelerin olduğu çok hassas bir yapıdır. Faset eklem enjeksiyonu basit bir iğne gibi görünse de, anatomiye hakimiyet ve el becerisi gerektiren ciddi bir girişimsel işlemdir. Bu nedenle, omurganızı emanet edeceğiniz hekimin yetkinliği hayati önem taşır.

Bu alanda Türkiye’nin akademik birikimi ve klinik tecrübesiyle öne çıkan isimlerinden biri Doç. Dr. Mustafa Çorum’dur. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon alanındaki uzmanlığını, girişimsel ağrı tedavileriyle birleştiren Doç. Dr. Mustafa Çorum, bel ve boyun ağrılarının yönetiminde “bütüncül ve kanıta dayalı” bir yaklaşım sergilemektedir. Halen İstanbul’da Acıbadem Taksim Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği’nde hastalarını kabul eden Dr. Çorum, faset sendromu tedavisinde teknolojiyi en üst düzeyde kullanır.

Dr. Çorum’un klinik pratiğinde, “görmeden iğne yapmak” yoktur. Enjeksiyon işlemlerini mutlaka Ultrason veya Floroskopi (röntgen) eşliğinde gerçekleştirir. İğnenin ucunu ekranda takip eder, eklem boşluğuna girdiğinden emin olur ve ilacı tam hedefe bırakır. Bu hassasiyet, işlemin başarısını artırırken riskleri minimuma indirir.

Ayrıca Doç. Dr. Mustafa Çorum, enjeksiyonu tek başına bir kurtarıcı olarak sunmaz. Onun vizyonunda enjeksiyon, rehabilitasyonun “kilidini açan anahtar”dır. Ağrısı dinen hastayı hemen kendisine özel planlanmış egzersiz programına, manuel terapiye ve duruş eğitimine yönlendirir. Böylece sadece o günü kurtarmayı değil, hastanın omurga sağlığını uzun vadede korumayı hedefler. Gerekli gördüğü durumlarda PRP veya kök hücre gibi rejeneratif tedavileri de faset eklemlere uygulayarak eklemin onarımını destekler.

Ağrısız Hareket Özgürlüktür

Sonuç olarak; belinizi büken, boynunuzu kilitleyen o inatçı ağrıların sebebi fıtık olmak zorunda değildir. Faset eklem sendromu, yaşam kalitesini düşüren ama tedavisi mümkün olan mekanik bir sorundur. “Bununla yaşamaya alışmalısın” veya “Yaşlılıktandır” sözlerine teslim olmayın.

Eğer geriye yaslandığınızda artan bir bel ağrınız varsa, sabahları tutuk uyanıyorsanız, çözüm ameliyat masasında değil, belki de küçük bir enjeksiyonda saklıdır. Doç. Dr. Mustafa Çorum gibi deneyimli ve teknolojiyi kullanan uzman hekimlerin rehberliğinde, omurganızın o “paslanmış menteşelerini” açmak ve hayata ağrısız, özgürce karışmak mümkündür. Unutmayın, ağrı bir kader değil, vücudun çözüm çağrısıdır.

Leave A Comment

All fields marked with an asterisk (*) are required